• Tango Sadece Hareketler Değildir

Blog

Tangonun Yapısı ve Kişisel Gelişime Etkisi

-Tango bir iletişim kurma biçimidir. Burada iletişim, konuşarak değil “beden dili” üzerinden kurulur. Üstelik kurulan iletişim, birbirini hiç tanımayan ve gerçek anlamda konuştuğu dili de bilmeyen iki insanın, ilk temasta kurabildiği bir iletişim olması hasebiyle farklılaşan bir iletişim biçimidir. Bu iletişim biçiminin özünde iki insan arası geçişkenliği olan bir enerji sisteminin kurulması ve dans boyunca sürdürülmesi yatar. Bir başka deyişle, genellikle bir kadın ve bir erkekten oluşan ve tango terminolojisinde “partner” olarak ifade edilen iki insanın (kimi zaman gerçek hayatta da çift olan partnerler) birbirine sürekli olarak aktardığı bir enerji ve ona verilen yanıt ilişkisidir tango dansını ortaya çıkartan.Tango büyük oranda sinemadaki temsili üzerinden popüler kültürde hakkında bir hayli klişe ve önyargının yaygınlaştığı bir danstır. Oysaki tango “aşkın ve tutkunun dansı” olmaktan ibaret değildir. Tangoya yakıştırılan bu görsel ve zihinsel imge, aynı zamanda insanlarda tango yapmaya dair birtakım önyargıların da yerleşmesine sebep olmuştur. “Ben hayatta yapamam”, “bedenim esnek değildir” vs. gibi uzatılabilecek bir liste, sadece gerçeklikle örtüşmemekle kalmayıp; aynı zamanda zaten zor olan yetişkin eğitimini de bir kat daha zorlaştırmaktadır. Örneğin yaygın klişelerden biri tangonun adımları ezberlemek olduğu yönündedir. Oysaki yukarıda da değinildiği üzere söz konusu olan bir sistem, bir mekanizmadır ve burada ezberlenecek tek bir şey bulunmamaktadır. Konu, bu mekanizmayı algılamaktır. Ancak devamında öğrenilen hemen her yeni şeyin yerleşmesi için gerektiği gibi yeterli pratik yapılması ve öğrenilenlerin “bilinçli yeterlilik” seviyesine erişmesidir.Bir başka örnek vermek gerekirse tango sadece “aşkın ve tutkunun” değil, insana ait olan her türlü duygunun dışa vurulabileceği bir danstır. Tango parçalarının sözlerine bakıldığında bu çeşitlilik açıkça görülmektedir. Bu nedenle de tango üst başlığı milonga, tango ve valsi de kapsamaktadır.-Tangojean’in mottosu olan “dans özgürleştirir” şiarı, çok katmanlı bir açılıma işaret etmektedir: tango sayesinde bedensel farkındalığın sağlanması ve arttırılması, hem ikili ilişkinin hem de grup ilişkisinin tesis edilmesi (zira sosyal tango bir salon dansıdır ve bu yönüyle gösteri şovlarında önceden kurgulanarak icra edilen tangodan farklılaşır), spontane şekilde alınan enerjiye cevap verilmesinin yaratıcılığa tanıdığı imkan.Bir başka ifadeyle tango sadece bir dans değildir. İnsan yapısına dair (fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da) farkında olmadığımız ya da üzerine düşünme fırsatı bulamadığımız noktalara da dikkat etmemizi sağlar. Örneğin gündelik hayatta hiçbirimiz geriye adım atmayız. Oysaki tangoda, rondo dediğimiz saat yönünün tersine dönen bir daire içinde dans edilirken, erkek tarafından yönlendirilen kadın geri adımlar da atmaktadır. Her birinin teknik isimleri ve incelikleri olan bir dizi hareket ise yine gündelik hayatta yapmadığımız, dahası yapmamaya çalıştığımız dolayısıyla alışkın olmadığımız figürleri içerir. Partnerin dengesini bozarak yaptırılan hareketler olsun, her iki partnerin de birbirinin boşalttığı yere adım atması olarak tarif edebileceğimiz ve partnerlerin birbirinin üzerine yürümesini gerektiren hareketler olsun sadece alışkın olmadığımız için yapmakta zorlandığımız hareketler değildir. Aynı zamanda birbirine güvenme, kendini bir başkası ile birlikte hareket ederken rahat hissetme, insanoğlunun temel korkularından biri olan düşme korkusunu yenme gibi bir dizi fiziksel olduğu kadar psikolojik içeriğe de sahiptir.Tango söz konusu olduğunda değinilmesi gereken bir diğer nokta da “sahnede olma” halidir. Bu halin de bireydeki özgüven, ego, insanlar arasında ve izleniyor olma konumu ile doğrudan ve üzerinde durulabilecek bir ilişkisi vardır. Buradaki “sahne”yi geniş anlamda çeşitli türdeki ilişkileri kapsayan sosyal hayat şeklinde tahayyül etmek ve buradan bir dizi çözümlemelere gitmek mümkündür.-Son olarak psikoloji içinde yer alan psikodrama alanında gerek tiyatroya gerekse dansa ve spesifik olarak tangoya geçmiş zamanda yer verilen örnekler mevcuttur. Örneğin psikodrama alanında çalışan ve kendisi de tangoyla ilgilenen birisi olan Deniz Altınay terapi niteliğindeki uygulamasını şu şekilde nitelemektedir: “tangodrama: çift terapisinde yeni bir eylem modeli. Çatışma çözümleme ve algı değiştirme”. Böylece “tangodrama” da literatüre girmiştir.Hazırlayan: Zeynep Atamer

Share the joy
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Comments are closed.